| 1- Definlerinde erken davranmak. 2- Sünnet üzere yıkamak. Bu işi bilen iyi kimselere
yıkatmalıdır.
3- Sünnet üzere kefenlemek.
4- Câiz olmıyan kefen yapmamak.
5- Sünnet olan sayıya dikkat etmek. Erkeklere 3
parçadan fazla yapmamak.
6- Kefende isrâf etmemek.
7- Helâl parasından kefen almak.
8- Cenâze namazını biliyorsa kendisi
kıldırmak. Bid'at ehli kimselere kıldırmamak.
9- Onlara hep duâ etmek. Hadîs-i şerîfte (Ana-babasına
duâ etmiyenin rızkı kesilir) buyuruldu. (Şir'a)
10- Toprağa kendisi koymak.
11- Mezârı kazan ve çalışanları memnûn
etmek.
12- İyi ve sâlih kimselerin arasına defnetmek.
13- Kötülerin arasına gömmemek. Çünkü
kötü komşudan onlara sıkıntı gelir. Hadîs-i şerîfte buyuruluyor ki:
(Ölülerinizi sâlih insanların arasına
defnediniz! Çünkü hayattaki bir kimse kötü komşudan rahatsız olduğu gibi, ölü
de, kötü komşudan rahatsız olur.) [Hâkim]
14- Kabrin üzerini balık sırtı gibi yapmak.
15- Kerpiç kullanmak.
16- Pişmiş tuğla kullanmamak. Çivi, tuğla
gibi fırınlanmış şeyleri kabrin içinde kullanmak mekrûhtur. Kabrin üstünü,
dışardan tuğla ve mermerle örtmek câizdir.
17- Toprağı başında sadaka vermek.
18- Kabir başında duâ etmek. [Sadakayı ve
duâyı geciktirmemek. 40. ve 52. gece gibi bid'at olan işlerden uzak durmak.]
19- Borçlarını ödemek. Borcu ödenmiyen
kimse, kabirde eli ve dili bağlı olur, konuşamaz. Hadîs-i şerîfte buyuruluyor ki:
(Ölülerinizin borçlarını ödemede acele ediniz!)
[İbni Mâce]
20- Telkîni kendi vermek. Hadîs-i şerîfte
buyuruluyor ki:
(Ölü, toprakla örtülünce, biriniz kabrin
başında telkin versin! Çünkü o vefât eden kimse, "Bizi irşâd et de Allah
da sana rahmet etsin" der. Fakat siz bunu duyamazsınız. Telkin veren,
"Dünyadan çıkarken, Allahın birliğini, Muhammed aleyhisselâmın O'nun kulu ve
Resûlü olduğunu, Allahı Rab, İslâmiyeti din, Kur'ân-ı İmâm kabûl ettiğini
hatırla!" desin!) [Deylemî]
21- İskâtını hemen yapmak. Ölünün namaz ve
oruç borcu için, başkası onun yerine namaz kılamaz ve oruç tutamaz. Hadîs-i
şerîfte buyuruldu ki:
(Başkası yerine oruç tutulmaz ve namaz kılınmaz.
Fakat onun orucu ve namazı için fakir doyurulur.) [Nesâî]
22- Mezâr taşına câiz olmıyan ifâdeler
yazdırmamak. Meselâ Fâtiha veya Besmele veya âyet yazmak câiz değildir. Yazılması
câiz olanı da Latin harfleriyle de yazmamalıdır! Başkaları uzun yıllardan beri
yazıyorsa da, câiz değildir.
23- Vasıyetlerini yerine getirmek. Dine uygun
değilse yerine getirilmez. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Ölülerinizin vasıyetlerini yerine getiriniz!)
[İbni Mâce]
24- Namazlardan sonra duâ edip, sevâblarını
onların rûhlarına göndermek. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Ana-babasına âsî olan, vefâtlarından sonra,
onlar için duâ etse, Allahü teâlâ, onu, ana-babasına itâ'at edenlerden yazar.) [Y.Ebiddünya]
25- Sevâbı onlara olmak üzere oruç tutmak.
Bir kimsenin, namaz, oruç ve sadaka gibi yaptığı
bütün ibâdetlerin sevabını başkasına hediye etmesi câizdir. (Hidâye)
Nâfile sadaka veren kimsenin, sevâbının bütün
mü'minlere verilmesi için niyyet etmesi çok iyi olur. Kendi sevâbından hiç
azalmadan, bütün mü'minlere de sevâbı erişir. (Tatârhaniyye)
Farz ve nâfile ibâdetlerin sevâbı, ölülere ve
dirilere hediye edilebilir. İbâdeti yaparken, sevâbını başkasına bağışlamaya
niyet etmek câiz olduğu gibi, ibâdeti kendi için yapıp, sonra sevâbını başkasına
hediye etmek de câizdir. Sevâb, hediye edilenlere taksîm edilmeksizin, herbirine
bütünü kadar erişir. Her çeşit ibâdetin sevâbı Resûlullahın mübârek ruhuna da
gönderilebilir. (Redd-ül muhtâr)
Ölünün namaz ve oruç borcu için, başkası onun
yerine namaz kılamaz ve oruç tutamaz. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Bir kimse, başkası yerine oruç tutamaz ve namaz
kılamaz. Fakat onun orucu ve namazı için fakiri doyurur.) [Nesâî]
Bir kimse, "Ya Resûlallah, anam-babam öldükten
sonra onlara yapacağım bir iyilik var mıdır?" dedi. Peygamber efendimiz buyurdu
ki:
(Evet, onlar için duâ ve istigfâr etmek,
borçlarını ödemek, dostlarına ikrâm etmek, onların yakınlarını ziyâret etmek
sûretiyle onlara ikrâmda bulunulur.) [Hâkim]
Ölmüş ana-babası için duâ eden, iyilikte, hayır
ve hasenâtta bulunan kimse, onların haklarını ödemiş olur. Ana-babanın kabir
toprağını öpmek câizdir. Bir kimse, Resûlullaha, Cennet kapısının eşiğini
öpmeye yemîn ettim, ne yapayım dedikte, (Ananın ayağını öp) buyurdu. Anam
babam yok deyince, (Kabirlerini öp! Kabirlerini bilmiyorsan, iki çizgi çizip
onların kabri olarak niyyet ederek, bu çizgileri öp! Yemînini yerine getirmiş
olursun) buyurdu. (Kifâye)
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Bir kimse, ana-babasına âsî olsa, onlar
öldükten sonra, onlar için hayır duâda bulunsa, Allahü teâlâ, o kimseyi,
ana-babasına itâ'at eden iyilerden yazar.) [İ.Ebiddünya]
(Bir kimsenin âile efradından birisi ölse, sadaka
verip sevâbını ona bağışlasalar, Cebrâil aleyhisselâm o sevâbı, nûrdan tabak
içinde ona getirip, mezarının yanında durur. "Ey mezârdaki kişi, bu, sana
ehlinin, dostlarının, akrabânın gönderdiği hediyedir, al bunu" der. Ölü,
bu hediyeye çok sevinir, neş'elenir. Hediye gönderilmeyen komşuları ise, mahzûn
olur, üzülürler.) [Taberânî]
Ölen kimse, ister yakınınız olsun, isterse yabancı
olsun, onlar için Kur'ân-ı kerîm okuyarak, sadaka vererek ve duâ ederek
yardımlarına koşmalıdır. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Ölünün mezârdaki hâli, imdâd diye bağıran,
denize düşmüş kimseye benzer. Boğulmak üzere olan kimse, kendisini kurtaracak birini
beklediği gibi, ölü de, babasından, anasından, kardeşinden, arkadaşından gelecek
bir duâyı gözler. Kendisine bir duâ gelince, dünyanın hepsinin kendine verilmesinden
daha çok sevinir. Allahü teâlâ, yaşıyanların duâları sebebi ile, ölülere
dağlar gibi çok rahmet verir. Dirilerin de ölülere hediyesi, onlar için duâ ve
istigfâr etmektir.) [Deylemî]
(Bir kimse, kendisi veya başkası için, yetmiş bin
kelime-i tevhid okursa, günahları affolur.) [M.Mazhariyye]
[Ölü için istigfâr etmek, onun için
Kur'ân-ı kerîm okumak, sadaka vermek ve diğer hayır hasenâtta bulunmaktır.]
26- Sevâbı onlara olmak üzere hac etmek.
Âlimlerin çoğuna göre ana-baba için hac câizdir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Ölmüş ana-babası adına hac edene, hem kendi,
hem de ana-babası için hac yapmış sevâbı verilir. Ana-babasının rûhuna müjde
verilir.) [D.Kutnî]
(Ana-babası için hac yapan veya onların
borçlarını ödiyen, kıyâmet günü ebrâr ile haşrolur.) [Dârekutnî]
27- Sevâbı onlara olmak üzere sadaka vermek.
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Sadaka veren, sevâbını neden müslüman olan
ana-babasının rûhuna hediye etmez ki? Hediye etse, verdiği sadakanın sevâbı,
onların rûhuna gideceği gibi, sevâbından hiçbir şey eksilmeden kendisine de
yazılır.) [Taberânî]
28- Kabirlerini ziyâret edip Kur'ân-ı kerîm
okumalıdır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Ana-babasının veya birinin kabrini ihlâsla ve
mağfiret umarak ziyâret eden, kabûl olmu? bir hac sevâbı alır ve bunu âdet edinenin
kabrini de melekler ziyâret eder.) [Hakîm]
29- Kabirlerini Cum'a günleri ziyâret etmek.
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Ana-babasının veya ikisinden birinin kabrini, her
Cum'a günü ziyâret edenin günahları affolur. Haklarını ödemiş olur.) [Tirmizî]
Başka bir hadîs-i şerîfte ise, ziyâret esnasında Yâsin-i
şerîf okuyanın günahlarının affolacağı bildirilmiştir. (İbni Adiy)
30- Ziyârette duâ ve Kur'ân-ı kerîm okumakla
meşgûl olmak, uygunsuz söz söylememek.
31- Sağlıklarında incinmiş iseler, çocuk
sâlih olunca râzı olurlar. Onların öğrettikleri iyi şeylerle amel ettiği
müddetçe, sevâbı onlara da ulaşır.
32- Onlardan kötü bir yol edinmiş ise, her
yaptığından onlara da günâh ve azâb gider. Bunun için, onlardan veya onların
vâsıtası ile öğrendiği kötü şeyleri terk etmeli, kendi kötü amelleri ile,
onlara kabirde azâb ettirmemelidir.
33- Ana-babaya sövmemek. Hadîs-i şerîfte, (Ana-babaya
sövmek büyük günâhır) buyuruldu. (Buhârî) Ya'nî birinin ana-babasına
söversen, o da senin ana-babana sövebilir. Onun için kimsenin ana-babasına sövmemeli,
hiç kimseye kötülük etmemelidir!
34- Yakınlarına iyi davranmak. Hadîs-i
şerîfte buyuruldu ki:
(Ölmüş ana-baba için duâ ve istigfâr etmek,
borçlarını ödemek, dostlarına ikrâm etmek, onların yakınlarını ziyâret etmek,
iyi davranmak sûretiyle onlara ikrâmda bulunun.) [Hâkim]
35- Dostlarını ziyâret etmek. Hadîs-i
şerîfte buyuruldu ki:
(Babası öldükten sonra, onun dostlarını ziyâret
etmek, iyiliklerin en iyisidir.) [Müslim]
(Kim, babasını kabrinde ziyâret etmek isterse,
onun kendisinden sonraya kalan arkadaşlarını ziyâret etsin.) [İbni Hibbân]
(Babasını, kabrinde ziyâret etmek istiyen,
babasından sonra onun ahbablarını ziyâret etsin. Ana-babasına iyilik etmemiş olan,
onlar için sadaka versin, böylece ana-babasına iyilik edenlerden olsun!) [R.Nâsıhîn]
(Babasının arkadaşını ve onun oğlunu arayıp
soran, babasına iyilik etmiş olur.) [R. Nâsıhîn]
Âlimler, "evlâda hizmet, babasına hizmet
demektir" buyurmuşlardır. Evlâda hizmet babayı sevindirdiği gibi, evlâda
düşmanlık da babayı üzer. Diğer yakınlarının durumu da böyledir. Babanın
arkadaşına veya arkadaşının oğluna iyilik edince, baba memnun olmuş olur.
36- Dostları ile görüşmek. Hadîs-i şerîfte
(İyiliklerin en mükemmeli, baba dostunu görüp gözetmektir) buyuruldu.
(Müslim)
37- Fıtır bayramında, sevâbı onlara olmak
üzere sadaka-i fıtır vermek.
38- Kurban bayramında sevâbı onlara olmak
üzere kurban kesmek.
39- Ana-babanın sevdiği yemeği yapıp,
fakirlere verip rûhlarını şâd etmek.
40- Kötülüklerini söylememek. Hadîs-i
şerîfte (Ölülerinizi hayırla anın, iyiliklerini söyleyin, kötülüklerini
açıklamayın) buyuruldu. (Tirmizî) |