| Suâl: Dinde kolaylık var diye
herkes kolayına geleni yapıyor. Dinimizde kolaylığın ölçüsü nedir? Cevap: Evet ba'zı kimseler, (Dinde kolaylık vardır.)
diyerek bilerek veya bilmeyerek dinimizi içten yıkmaya çalışıyorlar. Dinimizde
ifrât ve tefritin yâni aşırılığın yeri yoktur. Dinimiz orta yolda olmayı emreder.
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(İşlerin hayırlısı vasat olanıdır.) [Beyhekî]
[Vasat, ifrât ve tefritten uzak orta yol demektir. İfrât, normalden
fazla, tefrit, normalden az demektir. Meselâ çok uyumak ifrât, çok az uyumak
tefrittir. Çok yiyip içmek ifrât, çok az yemek ise tefrittir.]
İfrâata kaçarak gücünün yetmediği şekilde
ibâdet etmeye çalışmak, meselâ geceleri hiç uyumadan namaz kılmak, gündüzleri hep
oruç tutmak, hanımından uzak kalmak, et, süt, tatlı gibi şeyleri hiç yememek, iyi
müslüman olmak demek değildir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Kolay bir din ile
gönderildim. Dinimizde ruhbanlık yoktur. Et yiyin, hanımlarınızla mübaşeret edin! [Nâfile]
oruç da tutun! Tutmadığınız günler de olsun! [Nâfile] namaz da kılın!
Uyuyun da. Ben bunlarla emrolundum.) [Taberânî]
Dinde Aşırı Gidenler
Şu hâlde yiyip içmeden, uyumadan ibâdet etmek
zordur. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Din kolaylıktır. Dinde aşırı gideni din mağlup
eder.) [Nesâî]
Günümüzde ifrâta kaçanlar azdır veya hiç yoktur.
Fakat tefrite gidenler çoktur. (Dinde kolaylık var.) veya (Kolayını yapıyorum.)
diyerek dini bozanlar çoktur. Emekli reformcunun kitâbı böyle yanlışlıklarla
doludur. Şimdi birkaç misâl verelim.
Ayaklara mest giyiliyor, üstüne meshediliyor diyerek
tırnaklara oje sürüp üstüne meshetmek câiz olmaz. Yâhut bugünkü naylon çoraplara
meshetmek câiz olmaz. Çoraba meshetmek kolaylık ise de, dinin emri değişmiş olur,
ibâdet sahîh olmaz.
Su bulunmadığı zaman teyemmüm etmek farzdır. Fakat
dinde reformcuların dediği gibi sular kesilince hemen teyemmüm edin demek, dinde
kolaylık değil, dini değiştirmektir. Ramazan yaza gelince tutmayıp, kışa tehir
etmek de dini değiştirmek olur.
(Dinde kolaylık var.) diyerek namazları vaktinde
kılmayıp, hepsini gece yatarken kılmak da dini değiştirmek olur. Hanefî'de gusülde
ağzın içini yıkamak farzdır. Diğer mezheblerde farz değildir diyerek ağzın içini
yıkamamak mezhepsizlik olur.
(Dinde zorluk yoktur, kolaylık vardır.) demek
(Dinimizin verdiği ruhsatlardan faydalanın.) demektir.
Yoksa, (Herkes hoşuna giden şeyleri yapsın,
hoşlanmadığı şeyleri yapmasın, ibâdetleri keyfine göre değiştirsin.) demek
değildir. Dinde ufak bir değişiklik yapmak dinsizlik olur. Hadîs-i şerîfte buyuruldu
ki:
(Dînimizde olmıyan bir şeyi çıkaranın,
çıkardığı şey merduddur.) [Buhârî]
Kur'ân-ı kerîmde de meâlen, (Dinlerini oyuncak ve
eğlence edinenleri bırak!) buyurulmaktadır. (En'âm 70)
(Zarûretler harâmları mubâh kılar.) Yâni zarûret
nisbetinde harâm işlemek câiz olur. Fakat reformcunun dediği gibi, her ihtiyâç
zarûret değildir. Paraya ihtiyâcı olan kimsenin fâizle para alması câiz olmaz.
Dinimizin ihtiyâç için bildirdiği ruhsatlardan
istifâde edilir. (Her ihtiyâç bir zarûrettir.) denirse bütün harâmlar helâl
edilmiş olur. Meselâ bir kimse, her türlü yiyeceği bulsa, fakat et bulamazsa, (Et
yemek ihtiyâçtır.) diyerek domuz eti yiyemez (Her ihtiyâç zarûrettir.) diyerek
müslümanları gusülsüz gezdirmekten sakınmalı, aşırılıklardan uzak durmalıdır. |